Enerji Depolama Sistemi ile Dizel Elektrik Jeneratörünün Karşılaştırılması

14 Mart 2017 Salı
Post Image

 

ASPİLSAN Enerji San. Tic. A. Ş.

Artan nüfus ve sanayileşmeden kaynaklanan enerji gereksinimi dünyanın kısıtlı fosil kaynaklarından karşılanamamakta, enerji üretimi ve tüketim ihtiyacı arasındaki açık hızla büyümektedir. Fosil yakıtların bir süre sonra tükeneceği de yadsınamayacak bir gerçektir[1]. Diğer taraftan, geleneksel enerji üretim yöntemleri bugün çevre kirliliğinin önemli nedenlerinden biridir.  Endüstriyel faaliyetler sonucunda her yıl atmosfere yaklaşık 20 milyar ton karbondioksit, 100 milyon ton kükürt bileşikleri, 2 milyon ton kurşun ve diğer zehirli kimyasal bileşikler salınmaktadır. Türkiye’de elektrik enerjisinin %70’i çevre kirliliği yaratan ve küresel ısınmaya yol açan fosil yakıtlardan (%31-doğal gaz; %29-linyit, %10 petrol türevleri, taş kömürü, vb.) elde edilmektedir[2].

Yenilenebilir enerji kaynakları, sürdürülebilirlerdir ve dünya genelinde kullanılabilme potansiyeline sahiptir. Bu nedenle, yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi elde etmek ve bu enerjiyi depolamak enerji açığını kapatabilmek için en etkin çözüm olarak görülmektedir. Rüzgâr sistemlerinde ve fotovoltatik sistemlerde olduğu gibi,  yenilenebilir enerji kaynaklarının tüketim merkezlerine uzak olması, üretimin kararlı olmaması, iklim şartlarından etkilenmesi, bununla birlikte hava tahmininin yeteri kadar doğru yapılamaması gibi nedenler, enerji depolama sistemlerinin önemini giderek artırmaktadır[3].

Günümüzde bütün modern enerji sistemleri arz güvenilirliği, sistem kararlığı, enerji kaynaklarının daha verimli kullanılması, iletim / dağıtım problemlerinin ve maliyetlerinin minimize edilmesi gibi birçok nedenler ile enerjinin depolanmasını zorunlu kılmaktadır[4]. İyi bir enerji depolama sisteminin sahip olması gereken bazı özellikler aşağıdaki şekilde sıralanabilir:

•Yüksek depolama kapasitesi,

•Yüksek şarj/deşarj verimi,

•Kendiliğinden boşalmanın ve kapasite kayıplarının az olması,

•Uzun ömürlü olması,

•Maliyetlerin düşük olması,

•Yüksek enerji yoğunluğuna sahip (kWh/kg veya kWh/litre) olmasıdır.

Enerji depolama teknolojilerinin (EDT) geliştirilmesi, gerilim düşmesi ve kesintiler gibi güç kalitesi problemlerinin hem sistem hem de donanım düzeyinde ele alınan çözümlerinde büyük önem taşımaktadır[5].

Enerji depolama sistemlerinin (EDS) önemi her geçen gün artmaktadır. Hayatımızın vazgeçilmezi haline gelen EDS’ nin kullanım yerleriyle ilgili bazı örnekler şöyle verilebilir:

a) Elektronikte: Her türlü elektrik-elektronik elektronik donanımda, sabit ve mobil cihazlar için dahili güç kaynağı olarak kullanılabilir.

b) Elektrik Sistemlerinde: Ulusal elektrik şebekesi ve bağımsız sistemler gibi sabit elektrik üretim ve dağıtım sistemleri için enerji depolamada kullanılabilir.

c) Havacılık ve Uzay Alanında: Kara, hava, deniz ve uzaydaki araçların güç temininde kullanılabilir.

d) Günlük Yaşamda: Yenilenebilir enerji kaynaklarının ürettiği dalgalı enerjinin depolanmasında ve daha sonrasında sabit bir enerji kaynağı olarak değerlendirilmesinde kullanılabilir[6].

e) Askeri Alanda: Askeri birliklerde güvenliği artırmak ve sabotajları önlemek için kullanılabilir (Kalekollar, askeri birlikler …vb).

 f)  Kesintisiz Güç Kaynağı (UPS) Olarak: Stadyumların, benzin istasyonlarının,  elektrik santrallerinin, hastanelerin, marketlerin, her türlü görüntü ve sesli sitemlerin, bankaların, bilgi işlem sistemlerinin, yazarkasaların elektrik kesintisinden zarar görmemesi için UPS olarak kullanılabilir.

Elektrik üretim şirketlerinin karalı ve sabit bir şebeke voltaji temin edememelerinin yanında, tabiat şartları (yıldırım… vb) ve hassas cihazların yakınlarında bazı yüksek güçlü makine ve motorların devreye girmesi ve devreden çıkması ile de şebekede ani voltaj düşmesi ve yükselmesiyle sıkça karşılaşılmaktadır. Karşılaşılan problemlerin çeşitlenmesi ile bunlara karşı alınacak tedbirler de değişmekte ve çeşitlenmektedir[7].

Sonuç

Aynı güce sahip dizel jeneratör ile EDS’ nin yük besleme maliyetleri karşılaştırıldığında EDS’ nin yük besleme maliyetinin açık ara olarak tasarruflu olduğu ve EDS’ nin birim güç başına maliyetinin yadsınamayacak ölçüde az olduğu analizler sonunca anlaşılmaktadır. Ayrıca, jeneratör boşta ve/veya rölantide çalışması durumunda dahi yakıt tüketmektedir. Dizel jeneratörün her 100 saatlik çalışmasında ve ayrıca belirli aralıklarla yapılması gereken işletme bakım maliyetleri (Yağ değişimi, akü değişimi, yakıt filtresi, hava filtresi, yağ filtresi, elektronik ve mekanik parça değişimi… vs) vardır. Diğer taraftan EDS sisteminin uzun yıllar herhangi bir bakım ve parça değişimi göstermeyeceğinden çok daha ekonomik olacağı açıktır.

http://www.emo.org.tr/ekler/0f7744a815036ec_ek.pdf?dergi=1051

ÜST

ASPİLSAN ÖZEL BÖLÜMÜ